

Olağanüstü durumlar, bazı zaman kilitli kapıları açabilir, ilgili kuruluşların çocuk haklarıyla ilgili olup daha önce boşlanan alanlara yönelmelerini sağlayabilir.
Bunun en çarpıcı örneği 2002 yılında Afganistan’da yaşanmıştır. Bu ülkede, yıllar süren çatışmaların ve eğitimin ihmal edilmesinin ardından, 2002 yılında 3 milyonu aşkın çocuk okula gitmiştir. Çatışmaların ardından yeniden inşa sürecine giren bir ülkede böylece ilk kez eğitim öncelik kazanmıştır. Bu örneğin ardından UNICEF Angola, Liberya ve İşgal altındaki Filistin Toprakları gibi yerlerde de kapsamlı okula dönüş kampanyaları düzenlemiştir.
UNICEF, kapsamlı bir okula dönüş kampanyasına ek olarak, savaştan etkilenen çocuklar için çocuk dostu mekanlar düzenleme yoluna gitmiştir. Buraları, çocukların eğitim görüp psikososyal yardım alabildikleri özel olarak düzenlenmiş mekanlardır. Bu mekanlar, kendi köylerini ya da kasabalarını daha önce hiç görmemiş çocuklar için özel bir istikrar duygusu yaratmaktadır; çünkü bu çocuklardan bazıları iç savaş sırasında mülteci durumunda olan ailelere doğmuşlardır. Şu anki görev, yapılan bağışları artırmak, böylece savaşın etkilediği çocuklar için bu nitelikte daha fazla mekan sağlamaktır.
On yıl süren savaşın ardından gelen okula dönüş girişimi yaklaşık 1 milyon çocuğa ulaşmayı hedeflemektedir. Girişim kapsamında yalnızca eğitim yer almamaktadır; sağlık hizmetleri, su ve sanitasyon da yeni okullar kanalıyla verilen hizmetler arasındadır. UNICEF yeni okullar için 7,000 birim okul malzemesi yardımı sağlamıştır. Ayrıca görevdeki 20,000 öğretmeni desteklemekte, bunlarla birlikte uygun bir müfredat hazırlamaktadır. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) BM Proje Hizmetleri Dairesi bazı okulları onarırken, Dünya Gıda Programı da okul beslenme projelerini ve öğretmenlere yönelik iş karşılığı yiyecek planlarını desteklemektedir.
İşgal Altındaki Filistin Topraklar’ında çocukların durumu son iki yıl içinde son derece kötüleşmiştir. Bu olumsuz gelişme, şiddetle, çocukların her gün karşılaştıkları bir yerden diğerine gitme yasaklarıyla, aileden ve çevreden kişilerin öldürülmeleriyle, eldeki mal mülkün hasar görmesiyle, umutsuzluk ve yoksullukla doğrudan ilişkilidir. Kapatma cezaları, sokağa çıkma yasakları vb. durumu daha da ağırlaştırmaktadır. Okula dönüş kampanyası ise 1 milyon Filistinli çocuğun okula gitmesine ve eğitimini sürdürmesine yardımcı olmuştur. Ne var ki, sokağa çıkma yasağı, abluka ve kapatma gibi uygulamalar yüzünden 1,300 okul çalışamaz durumdadır. Bu durum karşısında UNICEF en çok zarar gören mahallerde alternatif eğitim projelerine destek vermektedir.
Eğitimin silahlı çatışmalara sıkışıp kalan çocuklara normallik duygusunu nasıl kazandırabileceğinin bir başka örneği de Bougainville’de görülmektedir. Bu ülkede ayrılıkçı güçlerin denetimi altında olan dokuz ‘girilmez’ bölge vardır. UNICEF, bu bölgelerde çocuk haklarının gerçekleşmeyeceğini bilerek 2002 yılında bir yuvarlak masa toplantısı çağrısında bulunmuştur. Eskiden savaşmış olanların, köy liderlerinin, kadın gruplarının ve diğer tarafların çağrıldıkları bu toplantının amacı, çocukların en azından temel eğitim görmelerinin önemini vurgulamaktı. ‘Girilmez’ bölgelerden üçü hedef seçilmişti ve sonunda bu bölgeleri denetim altında tutan askeri liderlerden program uygulama izni alındı. Buralara gelen öğretmenler iki haftalık yoğun bir eğitim verdikten sonra kendi bölgelerine geridöneceklerdi. Program o kadar başarılı oldu ki, başlarda kuşkulu olan aileler bile programın 2003 yılında ‘girilmez’ üç bölgeyi daha kapsayacak biçimde genişletilmesini istediler. Bugün Bougainville’de ‘girilmez’ durumda tek bir bölge kalmıştır. Söz konusu girişimlerin eğitim sisteminin kendini yeniden toparlaması için sağlam bir zemin oluşturduğu açıktır.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
DÜNYA ÇOCUKLARININ DURUMU 2005, Çocukluk Tehdit Altında
Bu sayfada [Panel 3.7, Word 110KB] veya [3. Bölüm, PDF 991KB] tam metnini indirebilirsiniz.