

Nepalli bu iki kız gibi, kız çocukların gereksinimlerine yeterli dikkatin gösterilmemesi durumunda, herkesin temel eğitim görmesi hedefine ulaşılamayacaktır.
Fotoğraf © Ziad Sheikh/UNICEF/2003
Batı Afrika ülkelerinden 24 Eğitim Bakanı ile diğer üst düzey yetkililer eğitim alanında kız ve erkek çocukları birlikte okula yöneltecek yatırım imkanlarını tartışmak üzere yakınlarda bir araya geldiklerinde, ortada eğitimin yararları konusunda herhangi bir kuşku yoktu. Sierra Leone’den bir delegenin de ifade ettiği gibi, yoksulluğun öldürdüğü, bugüne kadar olan deneyimlerin ortaya koyduğu bir gerçektir.
Burkina Faso’nun Ugudugu kentinde yapılan ve Bakanlarla eğitim uzmanlarının katıldıkları bu toplantının davetini UNICEF ile Dünya Bankası yapmıştı. Katılımcılar, kız çocuklar dahil olmak üzere herkese eğitim taahhütlerini bir kez daha teyit edeceklerdi. Bakanlardan birçoğu, daha konferans masasına oturmadan önce, Ugudugu Bildirgesi’ni imzalamış bulunuyordu. Bu Bildirge kız çocukların eğitiminin ülkelerin kalkınması açısından taşıdığı büyük önemi kabul ediyor ve hükümetlere çağrıda bulunarak okullara erkek çocuk kadar kız çocuğun da kaydolmasını sağlayacak girişimlerin hızlandırılmasını istiyordu. Halen kız çocukların yüzde 50’sinden azının okula gittiği ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığının sosyal ve kültürel inançlarda köklü biçimde yer ettiği bir bölgede bu hiç de kolay bir hedef değildi. İşin daha kötüsü, bu bölgedeki ülkelerin hemen hemen yarısı son dönemde patlak veren, altyapıyı tahrip eden ve eğitim sistemlerini krize sürükleyen iç çatışmalardan ağır yara almış durumdaydı.
Yine de, ortalıkta iyimser bir hava esiyordu. Toplantıda, bu arada çeşitli toplantılarda ve yerel girişimlerde gerçekleştirilen deneyim alışverişi, doğru yatırım seçeneklerinin gerçek anlamda ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlayacağını göstermişti. Toplantının kapanış Oturumunda söz alan bir Bakanın söyledikleri, pek çok meslektaşının düşüncelerini yansıtıyordu: Başarabiliriz! Size diyorum ki, toplumsal cinsiyet açığını 2005 yılına kadar sıfıra indirebiliriz.
İlk ve orta öğretimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına yönelik Binyıl Hedefinin 2005 yılına kadar gerçekleştirilmesi öngörülmektedir. Kız çocukların gereksinimlerine özel önem verilmediği sürece, herkesin temel eğitim görmesi hedefi gerçekleşemeyecektir. UNICEF, bu gerçeği gözeterek 2005’e kadar 25
girişimini başlatmıştır. Bu girişimin amacı, mevcut girişim ve çabaların yerine geçmek değil, kız çocukların eğitiminde sağlanacak gelişmeleri hızlandırarak bu girişim ve çabalara destek olmaktır.
Benimsenen stratejide, eğitimdeki cinsiyet eşitsizliklerinin 2005 yılına kadar giderilmesinde bütün ülkelere yardımcı olunması, bu arada belirlenen hedefi gerçekleştirmede geri kalması muhtemel olan ve aralarında 8 Batı Afrika ülkesi de bulunan 25 ülkeye özel önem verilmesini öngörmektedir. Seçilen 25 ülkeden 10’unda 1 milyondan fazla kız çocuğu okula gitmemektedir ve gene bu ülkelerden 8’inde kız çocukların net okul kayıt oranları yüzde 40’ın altındadır. Nihayet, 13 ülkede de eğitimde toplumsal cinsiyet açığı yüzde 10’un üzerindedir.
O halde, seçilen bu ülkelerde yapılacaklar nelerdir? Bir kere UNICEF’in okullulaşmanın yerel ve ulusal ölçeklerde hızlandırılması yönündeki savını benimsetmesi gerekecektir. Eğer kız çocukların eğitimi ulusal öncelikler arasındaki ivedi yerini alacaksa, bunun için ülkedeki liderlerin de konuyu sahiplenmeleri, değişimin hem savunuculuğunu hem de gerçekleştiriciliğini üstlenmeleri gerekir. Bu arada yerel önderlerin de aynı saflara kazanılması, bu kişilerin kız çocukların okula gitmeleri ve okula devamlarını destekleyen açıklamalarının yaygın olarak duyurulması da önemlidir. Özetle, yapılması gereken, davayı anlatmak, bir coşku ortamı yaratmak, kaynakları harekete geçirmek; medyayı, özel sektörü ve yerel toplulukları işin içine katmak ve böylece okula gitme haklarından yoksun bırakılan kız çocuklar için bir sorumluluk duygusu ve duyarlılık geliştirmek için mümkün olan her fırsattan yararlanmaktır.
İkincisi, kız çocukların eğitimi ivedi, hata bir olağanüstü durum çerçevesinde ele alınacaktır. UNICEF’in ülke ofisleri önceden, okula gitmeyen kız çocukları belirleyecek ve bu çocuklara eğitim imkanları hazırlayacaktır. Amaçlanan, dostlar alışverişte görsün türü girişimlere göre çok daha çabuk sonuç verecek yoğun müdahalelerden oluşan bir paketin geliştirilmesidir. Yerel ölçekte başarılı oldukları görülen pilot projeler mümkün olduğu ölçüde geniş Ölçeklere taşınacaktır. Önümüzdeki iki yıl içinde kız çocukların eğitimini engelleyen bütün etmenleri ortadan kaldırmak amacıyla harekete geçecek eylem ekiplerini oluşturmak üzere yeni personel alımına gidilecektir.
25 ülke, eğitim, kültür, kadınların ve kız çocukların toplumdaki yeri gibi konularda farklı farklı çıkış Noktalarına sahiptir ve hızlandırılmış Program da bu farklılıklar gözetilerek biçimlendirilecektir. Bu yönde, benimsenebilecek ve uyarlanabilecek çok sayıda pratik önlemi içeren zengin ve geniş bir birikim vardır. Örnekler arasında şunlar yer almaktadır: Mevcut okullarda ikili öğretim; küçük kırsal yerleşimlerdeki okulların çok sınıflı eğitimle işlevsel kılınması; çadırlarda ya da ağaç altlarında okul mekanları yaratılması; UNICEF tarafından geliştirilen çantada okul
materyallerinin olağanüstü durumlarda kullanılması; mevcut yaygın eğitim sistemlerinin genişletilmesi, iyileştirilmesi ve bu sistemlere resmi destek sağlanması; ve ücra kırsal yerleşimler, geçici konaklayan ya da göçebe topluluklar için gezici okulların devreye sokulması.
Seçilen 25 ülke, belirtilen şu beş ölçütten birini ya da daha fazlasını karşılamaktadır: kız çocukların okul kayıt oranlarının düşüklüğü; ilköğretime katılımdaki toplumsal cinsiyet açığının yüzde 10’u aşması; 1 milyondan fazla kız çocuğun okula gitmemesi; Dünya Bankası’nın Hızlı Yoldan Herkese Eğitim Girişimi kapsamında yer alma ve HIV/AIDS ve silahlı çatışma gibi durumlardan ve bunun yol açtığı krizlerden kız çocukların okullulaşması açısından en olumsuz biçimde etkilenme.
Afganistan; Bangladeş; Benin; Bhutan; Bolivya; Burkina Faso; Cibuti; Çad; Eritre; Etiyopya; Gine; Hindistan; Kongo Demokratik Cumhuriyeti; Malavi; Mali; Nepal; Nijerya; Orta Afrika Cumhuriyeti; Pakistan; Sudan; Türkiye; Tanzanya; Yemen; Zambiya
2005 yılına kadar 25 girişiminin başarısı, en başta, hükümetlerin bu girişimi bir fırsat olarak ne ölçüde benimseyeceklerine bağlıdır. UNICEF’in rolü, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğine gidene yolda hükümetlere eşlik etmektir. Bu, yerleşik işbirliği çerçevesinin ötesine geçmeye çalışan yeni bir fikirdir. Burada, ulusal hükümetlerin işin öncülüğünü yapabilecekleri, ancak gerekli kaynakları sağlamanın ve gelişmeleri izlemenin ötesinde başka yardımlara da gereksinim duyabilecekleri kabul edilmektedir. Bir ülkeye eşlik etme
kavramı, belirli bir toplam kaynak paketinden
hareketle söz konusu ülkeye uzun dönemli destek sağlanması anlamına gelmektedir. Öngörülen, gereksiz engeller çıkarmadan ya da dayatıcı olmadan bir ülkenin yanında olunması; ülkenin vizyonu ve hedefleri paylaşılır ve bunlara belirli bir sevecenlikle yaklaşılırken değişimin gerekli olduğu yerlerde hem destek hem de savunu anlamında yapıcı tutumlar sergilenmesidir. Yapılmak istenen, resmi yetkililer ve yerel toplulukların bu yolda kaçınılmaz olarak yüz yüze gelecekleri gündelik kararlarda ve sorun çözme güçlüklerinde onlarla aynı safta yer almaktır. Özetle eşlik etme
, belirli bir mesafeyi bir ülkeyle birlikte almak ve eğer gerekliyse bir kilometre daha fazla gitmektir.
Özel Konu 2, Eğitim, Hak Sahipleri ve Görevliler’ini devam edebilirsiniz.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
DÜNYA ÇOCUKLARININ DURUMU 2004, Kız Çocukları, Eğitim ve Kalkınma
Bu Özel Konu’da [Word 46KB] veya 1. Bölüm [PDF 513KB] versiyonunu (bu özel konu dahil) indirebilirsiniz.