ÇOCUKLAR İÇİN BİRLEŞİN-- UNICEF

Çocuklar için İlerleme, Sayı 2, Nisan 2005: ODA/BDT

Daralan Bütçeler

Sosyal, ekonomik ve demografik alt üst oluşlar eğitim sistemlerini etkiledi.

İlköğretim net kayıt/devamlılık oranları (2001)

İlköğretim net kayıt/devamlılık oranları (2001)

ODA/BDT bölgesindeki ülkelerin çoğunluğu ilköğretimde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama hedefine 2005 yılında ulaşabilecek konumdadır. Bu bölgede ilköğretime toplam net kayıt/devamlılık oranları eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya’da yüzde 97.5 ile Sırbistan ve Karadağ’da yüzde 72.6 arasında değişmektedir.

ODA/BDT’nin ilköğretim NK/DO’su 2001 yılında yüzde 88 idi ve gelişmekte olan ülkeler söz konusu olduğunda bu bölge NK/DO’da yalnızca Doğu Asya/Pasifik ve Latin Amerika/ Karayiplerin gerisinde kalıyordu. Buna karşılık aynı bölgenin NK/DO’sundaki OYAH 1980 ile 2001 arasındaki dönemde gelişmekte olan ülkeleri kapsayan diğer bütün bölgelerin gerisinde kalıyordu (yüzde 0.35). Bu durum, kısmen, bölgenin esasen daha ileri bir düzeyden başlangıç yaparak ilerlemesini yansıtıyordu. Gerçekten de, bölgedeki hükümetler kız ve erkek çocukların eğitimine hep öncelik tanıyagelmişlerdi.

Bununla birlikte, tek tek ülkelere ait veriler incelendiğinde, bölge ortalamasının 0.35 olmasının temelinde de Türkiye’deki yüzde 0.7’lik yıllık ortalama artış hızının yattığı görülmektedir. Elde veri bulunan ülkelere bakıldığında, Bosna Hersek dışında bölgedeki bütün ülkelerin OYAH’ı yüzde 0.1’in altındadır (Bosna Hersek’te yüzde 0.2). İlköğretim yaş grubundaki NK/DO genelde artsa bile, ilköğretime giden çocuk sayısı büyük ölçüde nüfus azalması nedeniyle 1990’lı yıllarda fiilen azalmıştır.15

Bölgede 1990’lardan bu yana süren derin sosyal, ekonomik ve demografik alt üst oluşlar ulusal eğitim sistemlerini olumsuz yönde etkilemiştir. Birçok ülke, geçiş sürecinden önce de olduğu gibi eğitime ayrılan kamu kaynakları yüzdesini korurken ve hatta artırırken, diğerlerinde (özellikle Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan olmak üzere Kafkas ülkeleri) GSYH içinde eğitim harcamalarında yüzde olarak azalma görülmektedir.16

Bu arada, birçok ülkede aileler, ders kitaplarının, okul giysilerinin, diğer okul gereçlerinin ve hatta ana okulu ücretlerinin karşılanmasında güçlük çekmektedir. Kuzey Kafkasya, Kosova (Sırbistan ve Karadağ) ve Orta Asya söz konusu olduğunda çatışmalar ve etnik gerilimler de çocukların okul devamlılığını olumsuz yönde etkilemektedir.

Bölgede ilköğretim alanındaki ilerleme, 2015 yılında herkesin ilköğretim eğitimi görmesi hedefine ulaşılmasını sağlayacak kadar hızlı değildir. Bunun için yüzde 0.84’lük bir OYAH gerekmektedir. Bununla birlikte, bölgedeki birikimin ve başlangıç zemininin güçlü olması, hedefe ulaşmak için gerekli hızlanmayı pekala mümkün kılmaktadır.

Her yerde olduğu gibi, bölge ortalamaları ülkeler arasındaki farklılıkları gizleyebilir. Bu bölgedeki ülkeler arasındaki eşitsizlikler diğer bölgelerde olduğu kadar belirgin olmasa bile, kimi ülkeler gene de herkese ilköğretim eğitimi sağlanması hedefine diğerlerinden daha uzak konumdadır. 2001 yılında en yüksek NK/DO’ya ulaşan ülkeler Eski Yugoslav Cumhuriyeti Makedonya (yüzde 97.5), Arnavutluk (yüzde 97.2) ve Tacikistan’dır (yüzde 96). En düşük oranlar ise Balkanlar’daki savaşlar sırasında büyük zarar gören Sırbistan ve Karadağ (yüzde 76.2) ve Bosna Hersek (yüzde 86.2) ile Azerbaycan’dır (yüzde 79.9). Bunlardan Sırbistan ve Karadağ, iç savaşla birlikte uluslararası yaptırımların damgasını vurduğu 90’lı yıllarda ilköğretime katılımda özellikle büyük bir düşüş yaşamıştır.

Ortalamalar, ayrıca ülkelerin kendi içlerindeki eşitsizlikleri de gizlemektedir. Ayrımcı uygulamalar ve kapsayıcı olmayan eğitim sistemleri, etnik azınlıklara mensup çocukların eğitim sistemine katılımlarını engellemektedir. Bu çocuklarla birlikte özürlülerin devamlılık oranları diğer çocuklara göre daha düşüktür. Eşitsizlikler özellikle okul öncesi eğitim kademesinde belirgindir. Kentsel alanlardaki katılım ile kırsal alanlardaki katılım arasında birincisi lehine önemli eşitsizlikler vardır.

Bölge genel olarak alındığında, ilköğretim düzeyindeki cinsiyet eşitliğine 2005 yılında ulaşılabilecektir. Gerçekten de, Tacikistan dışında tek tek bütün ülkeler 2005 yılı hedefine ulaşabilecek konumdadır. Türkiye’nin ise 2001 yılındaki 0.93’lük düzeyden 2005 yılında 0.96’ya ulaşması beklenmektedir (Türkiye, UNICEF’in ‘2005’e kadar 25’ Girişimi çerçevesinde kız çocukların eğitimine yönelik çabaların hızlandırılması gereken 25 ülke arasında yer almaktadır).

Bölgedeki ülkelerin verileri, azınlık gruplar arasındaki eşitsizlikleri yansıtmakta yetersiz kalmaktadır. Örneğin Romanlar söz konusu olduğunda kız çocukların okula kaydolmama ve okul terk olasılıkları erkeklere göre çok daha yüksektir. Ayrıca ülke ortalamaları, önceki sosyal yapının çökmesi sonucu ortaya çıkan toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini de yansıtmamaktadır.

Bölgede ortaöğretim altyapısı da gelişkindir. Ortaöğretime kayıt son dönemde Bulgaristan ve Türkiye’de önemli bir artış göstermiş, ancak Belarus, Estonya, Moldova, Romanya ve Rusya Federasyonu’nda azalmıştır.17 Ortaöğretimde toplumsal cinsiyet eşitliği genel olarak yaygınken, kız çocukların daha dezavantajlı oldukları Tacikistan (0.91) ve Türkiye’de (0.71) durum farklıdır.

 ◀ Önceki sayfa  |   ▶ Sonraki sayfa