

Ankara 2000, Birinci Çocuk Forumu’nda Medya çalışma grubu.
Fotoğraf © UNICEF Türkiye 2000
‘Katılım hakkı ve medya nedir?’ sorusu üzerinde yoğunlaşan grubumuz, düşünce özgürlüğünden medyanın toplumdaki konumuna, ailelerin çocuklarına verdiği televizyon izleme ve gazete okuma eğitiminden, sokak çocuklarının medyada temsiline kadar birçok konuda tartıştı.
Özgürlüğün, sorumluluk bilinciyle ve başkalarının özgürlüğüne müdahale etmeden kendi fikirlerini açıkça ortaya koymak olduğu görüşünde uzlaştı. Medyanın kişisel özgürlüklere karışıp karışmaması gerekliliği üzerinde de konuştu.
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Madde 13:
Çocuk, düşüncesini özgürce açıklama hakkına sahiptir; bu hak ülke sınırları ile bağlı olmaksızın; yazılı, sözlü, basılı, sanatsal biçimde veya çocuğun seçeceği başka bir araçla her türlü haber ve düşüncelerin araştırılması, elde edilmesi ve verilmesi özgürlüğünü taşır.
Grup elemanları olarak, medyanın yasama, yürütme ve yargıdan sonra dördüncü güç olduğunu, hatta zaman zaman bunların önüne geçtiğini düşündük: Çünkü, medya istediği zaman her şeyi yönetebiliyor, ufak bir olayı skandal hâline getirebiliyor, bir skandalı ise incir çekirdeğini doldurmayacak bir meseleymiş gibi sunabiliyor.
Çocuk hakları maddelerinin televizyon programları ve gazete, dergi gibi görsel ve yazılı basında yer alması sağlanmalı.
Programlar aracılığıyla
Yazılı basın
Afiş, broşür
Reklam
Her türlü reklam ve özel kuruluşun çocuk hakları konusunda bilinçlendirilmesinde medya aracı olmalı.
Özel ve Kamu sektörleri, Bakanlıklar, Çocuk Hakları Komisyonları
2001 yılı içinde
Çocukların duygusal ve fiziksel istismara uğratılmaması, rencide edilmemesi gerekir.
İnternette site açılmalı. ’Alo-çocuk şiddet’ ücretsiz telefon hatları kurulmalı.
Çocuklardan oluşan bir komisyon.
İçlerinde çocukların da yer aldığı çocuk haklarını gözeten bir dernek.
Konuyla ilgili devlet bakanlıkları Sosyal Hizmetler.
2001 yılı içinde
Çocukların haklarının belli bir yaşa kadar aileleri tarafından korunduğu gözönüne alındığında yazılı ve görsel basındaki yayınların denetimi de ailelerin üzerinde olmalıdır.
Aileler çocuklarını TV izleme alışkanlığı konusunda eğitmeli, bu amaçla ailelere eğitim verilmeli.
TV bir çocuk bakıcısı olarak ya da ödül -- ceza aracı olarak kullanılmalı.
TV sürekli açık kalmamalı. Çocuklara, TV’ye ayrılan zamandan çok zaman ayrılmalı.
Gazete ve dergi okuma alışkanlığı kazandırılmalı.
Aileleri medya eğitilmeli. Medyayı kim eğitmeli?
2001 yılı içinde
Özellikle TV programlarının içerikleri gözden geçirilmeli, denetlenmeli.
Çocuk programlarını denetleme üst kurulu oluşturulmalı.
Haberlerde çocukların etkileyebilecek görsel ve ses efektleri kullanılmamalı.
Çocuklar
2001 yılı içinde
Sesimizi duyuralım.
Büyük gazetelerde ekonomi, politika, spor sayfası gibi bir çocuk sayfası oluşturulmalı. Çocuk sayfasında da çizgi romanlar, bulmacalar değil, çocuklarla ilgili haberler, köşe yazıları yer almalı. Ya da çocuk eki çıkarılmalı.
Kadir, Hatay’dan
RTÜK’ün vermiş olduğu cezalarla televizyon kapanıyor. Bunların yerine, bence çocuklara eğitici ve öğretici belgeseller, çizgi filmler olabilir, kan, şiddet içermeyen yayınlar olabilir. Diyorsunuz ki, ceza veriyoruz, hem yayın yapıyor. Bunun yerine, ceza yerine para cezası verilsin ve ekran kapanacağı yerde belgeseller, eğitici öğretici yayınlar yayınlanmalı.
Murat, Isparta’dan
Medyada çocuk programı yapıldığı zaman biz çocuklardan fikir alınmasını istiyorum ben. Yani, ne tür bir program seversiniz, ne tür program yapalım? Eğitim hakkında, oyun hakkında.
Arzu, Bolu’dan
Bence, medya çocuklar tarafından eğitilmeli, yani onlardan fikir alınıp televizyona onların istediği programlar konulmalı. Siz çocuk şarkısı istiyorsanız, bir telefon düzenlenmeli çocuklar için, oradan istenmeli.
Elif, İstanbul’dan
Bence çocuklar için bir kanal düzenlenmeli, içinde çocukların seyredebileceği, eğitim alabileceği bir kanal olmalı. Ben şahsen, Sibel Can’ın, Hülya Avşar’ın, bunun gibi sosyetik kadınların ne yaptığını merak etmiyorum, ben bunları istemiyorum. Eğitim alabileceğim bir şeyler almak istiyorum. Bunu medyaya duyurmak istiyorum. Eğer bunu kendileri yaparsa, belki çok kişi izlemeyecek, ama en azından birkaç kişi yararlanabilir bundan.
Belkis, Ordu’dan
Ben bundan iki üç yıl öncesine kadar ‘televizyon izlemeden duramam’ psikolojisindeydim. Bir gün oturdum ve düşündüm, ‘bana ne kazandırıyor televizyon? Yani bir sanatçının hayatından ben ne öğrenebilirim ki?’ kendime ne ders çıkarabilirim ki dedim ve artık televizyonu neredeyse izlemiyorum ve hiçbir zaman eksikliğini hissetmiyorum. Ana haber bültenlerini bile çok kısa olarak izliyorum; benim için önemli olan ilk manşetlerdir. Ana haber bülteninde benim ülkemde bir sanatçının hayatı, nereye gitti, nasıl yemek yedi, kiminle gitti filan eğer konu oluyorsa ben zaten onu izlemem.
Eren, Mersin’den
Geçen gün televizyonda bir şey izledim. Bankamatik içinde sokak çocukları yatıyordu. Genel Müdür Yardımcısı geldi. 10 Kasım’dı galiba yanlış hatırlamıyorsam, yürüyüşte İstiklâl Marşını okudular, bir dakika saygı duruşunda bulundular. Genel Müdür Yardımcısı aldı ikisini, arabasına koydu. İşte medyada, sokak çocukları Genel Müdür Yardımcısının arabasında biri öne, biri arkaya oturdu. Genel Müdür Yardımcısı ‘bunları okula yazdıracağız’ dedi. Peki bu iki çocuk haricinde orada dört çocuk daha vardı, onlar insan da öbürleri patlıcan mı yani?
Delege, Ankara’dan
Bence şu anda sektörde deneyimsiz insanlar çalışmaktadır. Yani, fakülteden mezun olan kişi sektörde iş bulamamaktadır. Daha çok doktorlar, avukatlar, öğretmenler gibi kişiler sektörde çalışmaktadır. Bunun yerine üniversitelerden mezun olan kişiler çalışırlarsa bence halkı daha iyi yönetebilirler.
Delege
Ben önce TRT1’e, TRT2’ye teşekkür ediyorum bütün arkadaşlarım adına. Türkiye’de yaklaşık yirmi kanal var, tek TRT’de ‘Çocuk Haber’ diye bir program yapılıyor. Her zaman devamlı izliyoruz. Diğer kanallardan da bekliyoruz böyle şeyleri.
Bu web sitesinde Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’nin tam metnini bulabilirsiniz.
Önceki sayfa
|
Sonraki sayfa
Yardımcı menü’ye atlayınız yada listeden bir seçeneği seçiniz ▼
BİRİNCİ ÇOCUK FORUMU -- KASIM 2000
Birinci Çocuk Forumu, 2000 raporunun tam metnini pdf formatında indirebilirsiniz.
[PDF 422KB]